"Babası İspanya`nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her hafta sonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi.
Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı.
Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı...
Çok üzülmüştü küçük kız. Babasına söyledi bunu, o da "üzülme kızım, yine çizersin; bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?" dedi.
Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti.
Babası keyifle resme baktı ve sordu: "Hmmm! Ne güzel bir ağaç bu! Üzerindeki benekler ne? Portakal mı?"
Küçük kız babasına eğilerek, sessizce şöyle dedi :
"Hşşşşt! O benekler ağacın içinde saklanan kuşların gözleri..."
Fonda "Alla Levonyan - Msho Geter" parçası çalıyordu. E maillerime bakıyordum. "Özgürlük" başlıklı bir e mail gördüm kutuda. Önce resimi gördüm açılınca sayfa. Sanki aşağıda yazılanlar duygularımla okundu bu sefer, gözlerim ikinci plandaydı.
Hep küçük kalın, hep kirlenmemiş, hep sevgi dolu, hep siz...
Teşekkürler küçük kız..
2 yorum:
Ogrenmeye sansur de konamiyor... Baski ne denli siddetli olursa olsun insan bir yolunu buluyor. Bulacaktir. Fuko'nun dedigi gibi: Mahkumun isi kacmaktir. Kacacak yol da bulunuyor mutlaka...
"Bugün internetine sansür, yarın hayatına sansür"...
Fuko derken bahsettiğin kim tam olarak Eleştirel Günlük?
Bu arada SansüreSansür yazısına yapılmakta bu yorum değil mi:)
Yorum Gönder